Trafik Kazalarını Önlemeye Yönelik Maddî ve Manevî Tedbirler

Trafik Kazalarını Önlemeye Yönelik Maddî ve Manevî Tedbirler

Seyahatin, katından bir lütuf olduğunu beyan eden[1] Allah Teâlâ’ya nihayetsiz hamd ü senalar olsun! Gerek bi’setinden önce, gerekse bi’setinden sonra yaptığı seyahatlerle ve hicretiyle seyr ü sefer ederek bizlere bu konuda da hakkı ve hakikati öğreten Peygamber Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve selleme ve onun izini süren Sahâbe-i Kirâm’a ve ehl-i beyte salât ü selâm olsun!

Bir başka hamd vesilesi de, her akşam yayımlanan anahaber bültenlerinde trafik kazalarına müstakil bir bölüm ayırıp her hafta onlarca kardeşimizin vefatının haber verildiği bir memleketten, bu konuda epey ilerleme kaydetmiş ve bilinç kazanmış bir millet hâline gelmiş olmamızdır.

Bununla beraber, bahis mevzuu ettiğimiz alanda kat etmemiz gereken daha büyük mesafeler olduğu da bir gerçektir. Nitekim resmî verilere göre; trafik kazalarının %1,1’i yol, araç veya yolculardan kaynaklanırken, %10,7’si yayalardan, %88,2’si ise sürücülerden kaynaklanmaktadır. İçinde bulunduğumuz vaziyet, kurallara riayet konusunda ciddi eksikliklerimiz olduğunu göstermektedir. Bu anlamda gerek maddî, gerekse manevî tedbirlere yönelmek bir gelişim değil; zarurî bir hâldir. Bilhassa bayramlar vesilesiyle uzatılan izin periyotlarının başlangıç ve bitiş günlerinde ağırlaşan bilançolar bizler için çok ciddi ikazlardır.

Her iş ve oluşun Cenâb-ı Hakk’ın iradesine bağlı olduğu şuuruna sahip mü’minler, meydana gelen hâdiselerde zahirî sebeplerle beraber, ilâhî takdirin tecellisini hiçbir zaman göz ardı etmezler. Muhakkak ki başımıza gelen işlerin ellerimizle yaptıklarımızın karşılığı olduğu hakikatini kabulle beraber, imtihan sırrını unutmamak da imanın iktizasıdır.

Manevî Tedbirlere Sarılmak

Takdire tedbir kâr etmezse de, hatta takdir, tedbire gülerse de biz tedbiri elden bırakmamakla mükellef kılınmışızdır. Elbette ki, -ileride gelecek olan- zahirî önlemlerin yanında; bazı amellerden, dua ve zikirlerden, büyüklerimizin tavsiye ettiği terkiplerden mürekkep manevî tatbikatlar da, riayet etmemiz gereken manevî tedbirleri oluşturur.

1- Yolculuğa Niyetin Ardından Helâlleşme Yahut Vasiyet

Ölüm, insanoğlunu aniden yakalayıcıdır. Bununla beraber, yolculuk gibi bir meşakkat, ölüm için sayısız sebeplerle bezeli olduğundan yolculuğa çıkarken bu konuda daha tedbirli davranmak gerekir. Eğer maddî borçlar varsa, alacaklılarla ve özellikle de ticarî muamelelerde bulunulan ortaklarla ya da esnaflarla helâlleşmeli; eğer bu mümkün değilse muhakkak vasiyette bulunulmalıdır. Çünkü Peygamber Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem, böyle bir durumda olup da vasiyette bulunmadan vefat eden kişinin âhirette rehin misali tutsak kalacağını beyan etmiştir.[2]

Yüklenilmiş olan manevî hak sahiplerinin rızası alınmalı, bilhassa ebeveyn ve diğer aile mensupları, iş arkadaşları, hoca ve mürşid gibi, hak ve hukukun ziyade taallûk ettiği yakınlarla özellikle helâlleşilmeli, kırgınlık ve dargınlıklar da izale edilmelidir.

2- Tevbe ve İstiğfâr

Tevbe ve istiğfâr; dua, ibadet ve taatin kabulünün, kötü olan işlerin iyiye tebdilinin anahtarıdır. Bu itibarla, yolculuğa çıkacak olan kişi tam bir pişmanlık üzere Allah Teâlâ’ya iltica etmeli, tevbe-istiğfâr ile temizlenmeye çalışmalıdır.

3- Yol Selâmeti İçin Dua ve Allah Teâlâ’dan Yardım Talebi

Hadis-i şeriflerde, ulema ve sulehanın nakillerinde her konuda olduğu gibi yolculukla ilgili konularda da Allah Teâlâ’dan yardım talebine yönelik hususî dualar nakledilmiştir. Bu me’sur duaları okumak, Allah Teâlâ’nın nusretine vesile olacak ve böylece yolculuk, meşakkatlerden uzak, müyesser bir şekilde neticelenecektir.

Bahsi geçen dualar, konuyla ilgili müstakil eserlerde; yolculuğa niyet, evden çıkma, vasıtaya binme ve yerleşme, gemiye binme, selâmetle dönme, şehirden çıkma, varılacak şehre girme, dönüş yolu bittiğinde kendi beldesiyle vuslat, eviyle vuslat esnasında okunacak dualar ve genel muhafaza duaları şeklinde tasnif edilip detaylıca kaydedilmiştir. Ayrıca, yapılması tavsiye edilen zikirler ve Esmâü’l-Hüsnâ’dan okunması tavsiye edilen ism-i şerifler de ilgili kitaplara derç edilmiştir.[3]

Günlük Duaların Önemi

Bir kısmı yolculukta da okunan günlük dualar; sabah uyanıştan başlayıp gece uyuyuncaya kadar hemen her an dualı ağza sahip ideal bir mü’min kimliğinin kurucu unsuru değerlendirilmiştir. Bu sebeple, âlimlerimiz deavât alanında müstakil risaleler kaleme almış ve bu hassasiyet eslâfımızdan itibaren günümüze kadar taşınmıştır. Şu modern zamanda dahi birçok mü’min bu konuda büyük bir özveri sergilemektedir.

Bu duaların en mühim yönü, Allah Teâlâ ile her an manevî beraberlik içerisinde bulunmayı sağlamasıdır. Bu hassasiyete sahip mü’minler, her an Allah Teâlâ’nın hükmü altında bulunduğunun farkında olup gerek ruhî hususiyetlerini, gerekse amellerini kâmil bir şekilde ifa ve istikameti muhafaza sebatına nail olurlar. Hatta bu yolla, zamanla ihsân husûle gelir.

4- Hane Halkı, Dost ve Yakınlarla Vedalaşmak, Dualaşmak ve Emanetleşmek

Toplumumuzda yaygın olarak tatbik edilen, yolculuğa çıkmadan önce başta aile olmak üzere, dost, akraba ve komşulardan dua talep etmek ve onları Allah Teâlâ’ya emanet etmek şeklindeki uygulama, Peygamber Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellemin sünnetine dayanan müstehab amellerdendir.[4]

Bu tatbikat; karşılıklı olmalı, yani hem yolculuğa çıkacak kişi hem de onu uğurlayanlar dua etmeli ve birbirlerini Allah Teâlâ’ya emanet etmelidirler. Vedalaşma esnasında ve akabinde okunması tavsiye edilen me’sur dualar, -daha önce de geçtiği üzere- deavât ve ezkâr kitaplarımızda yer almaktadır. Muhakkak ki taraflar, bildikleri ve dilleri döndüğü nispetçe kendileri de gönüllerince dua edebileceklerdir.

5- Sadaka Vermek

Sadaka vermenin kaza ve belâları önleme konusunda manevî tesire sahip olduğu bilgisine, ilmî seviye farkı gözetmeksizin toplumumuzun her kesiminin sahip olduğunu söyleyebiliriz. Âyet-i kerîmelerde, sadakaya çok önem atfedildiği gibi Peygamber Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem de ashabını bu konuda daima teşvik etmiştir. Konuyla ilgili rivâyetlerden birinde şöyle gelmiştir: “Sadaka vermede acele ediniz, zira belâ sadakanın önüne geçemez.”[5]

Bu itibarla, yolculuğa çıkmadan önce hakikî ihtiyaç sahibi kişi ya da kişilere muhakkak sadaka vermeli veya hayır kurumlarına destekte bulunmalıyız. Ayrıca, infak hasletini yaygınlaştırma adına tasadduk anlayışımızı daimi hâle getirmeli ve başta ailemiz olmak üzere yakınlarımızı ve dostlarımızı bu konuda teşvik etmeliyiz.

6- Gidiş ve Dönüşte İkişer Rekât Yolculuk Namazı Kılmak

Peygamber Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellemden nakledildiği üzere; yolculuk öncesi evde, sonrasında ise -tercihen- mescidde ikişer rekât namaz kılmak müstehabdır. Namazlarda ne okunacağı konusunda, hadis-i şeriflerde bir bilgi nakledilmemişse de, iki rekâtlik nafileler için genel sünnet olan ilk rekâtta Kâfirûn, ikinci rekâtta İhlâs Sûresi’nin okunması uygun olacaktır. Bununla beraber, ulemadan bazısı birinci rekâtta Felâk, ikinci rekâtta ise Nâs Sûrelerini okumayı tavsiye etmişlerdir.

Sefer mesafesini aşan yolculuklarımızda ve bilhassa uzun yol kat edeceğimiz seferlerimizde, gidiş ve dönüşte kılınması tavsiye edilen bu namazları kılmaya özen göstermeliyiz.

7- Âyetü’l-Kürsî, Kureyş Sûresi ve Tavsiye Edilen Diğer Sûre ve Âyet-i Kerîmeler

En güzel davranış, sefere çıkmadan hemen önce, bahsi geçen 2 rekâtlık namazı kılmak ve selâm verdikten sonra da Âyetü’l-Kürsî okuyup yolculuğa öyle başlamaktır. Zira evden çıkmadan önce Âyetü’l-Kürsî okuyana dönünceye dek hiçbir belâ ulaşmayacağı müjdelenmiştir.[6]

Konumuz açısından Kureyş Sûresi’nin okunması da meşayih tarafından önemle tavsiye edilmiştir. Zira tefsirlerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in havas ve esrarına dair telif edilen eserlerde Kureyş Sûresi’nin cümle kötülüklerden güvence ve emniyet vesilesi olduğu kaydedilmiştir. Salihlerin gerek vahşi hayvanlardan, gerekse karanlıktan ve korku sebebi diğer hususlardan, Kureyş Sûresi ile korunmaya yönelik tavsiyeleri bilinmektedir. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri de korku durumlarında 11 kere Kureyş Sûresi okumanın tecrübe edilmiş amellerden olduğunu Mektûbâtı’nda beyan etmiştir.

Burada söz konusu olan sır, Sûre-i Celîle’de yer alan, «رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ» «yaz ve kış yolculukları» ifadesi bağlamında, yaz ve kış yolculuklarının emniyeti kılınmış olması yönündeki zahirî mana ile örtüşmekte ve böylece işârî tefsirin cevazı konusunda ayrıca önemli bir örnek teşkil etmektedir.[7] Sûre-i celîlenin son âyet-i kerîmesinde, sağlandığı belirtilen emniyet, sûre-i celîlenin emân niyetiyle tilâveti vesilesiyle, okuyanlara da teşmil olmaktadır. Sûre-i Celîle ve âyet-i kerîmeleri, okuduktan sonra hediye etmek ve duada bulunmak da adaptan olup niyâz ve muradların kabulü için müessirdir.

Konumuzla ilgili okumalar kapsamında birçok âyet-i kerîme tavsiye edilmekle beraber; Kasas Sûresi’nin 85. âyet-i kerimesini okuyanın sağ-salim döneceğine yönelik müjdeye kulak verilmeli ve Mü’minûn Sûresi’nin 28 ve 29. âyet-i kerîmeleri okunmaya devam edilmelidir.

8- Yolcunun Muhtaç Olduğu Fıkhî Hükümleri Öğrenmek ve Öğretmek

Herkesin kendisine lâzım olan ilmi tahsil etmesi farz-ı ayndır. Seferî mesafeye yolculuk edecek olan bir kimse de İslâm fıkhının seferîlik bahsine ilişkin hükümlerini bilmelidir. Bu konu en azından “Nîmet-i İslâm” ya da “Büyük İslâm İlmihâli” gibi eserlerden okunmalı ve bu yolla temel malûmat kazanılmalıdır.

Yolculuk İçin Gerekli Tedbirleri Almak

Girişte ifade etmiş olduğumuz üzere, ülkemizin son yıllarda ulaşım konusunda kaydettiği gelişmelere bağlı olarak, yollardan kaynaklanan sorunlar en aza inmiş durumdadır. Araç bakımı konusunda fennî muayenelerin sağlıklı bir şekilde yapılması ve milletimizin eskiye nazaran daha bilinçli olması, kaza sebepleri arasında araçların rolünün de en aza inmesine vesile olmuştur. Bununla beraber, uzun yola çıkacak olanların araçlarının durumunu gözden geçirmelerinde hem kendileri, hem de trafikte seyreden diğer kimseler için hayatî faydalar vardır.

Her şeyden önce, aracın her türlü yağ ve filtre durumu; motor seviyesi gözden geçirilmelidir. Fren sisteminin kontrolleri sağlanmalı, direksiyon titreşiminin ve arabanın bir yana çekmesinin önüne geçme adına rot-balans ayarları yapılmalıdır.

Uzun yolda en çok dikkat edilmesi gereken hususların başında lastiklerin gerek dayanım, gerekse hava basıncı açısından durumu gelir. Bilhassa yaz aylarında, yüzlerce kilometre kat edildiğinde lastikler için aşırı ısınma söz konusu olacağından daha dikkatli olmak gerekir.

Klimanın düzgün çalışıp çalışmadığı, gazının seviyesi ve polen filtresinin durumu da yapılması gereken kontroller arasındadır. Araçlarımızın istiap haddi bellidir. Dolayısıyla bagajın büyük olması sebebiyle aşırı yük yükleme riskinden uzak durulmalıdır.

Araçla ilgili hususların yanı sıra, sürücüyle ilgili olarak da uykusuzluk, dikkat dağınıklığı ve birtakım rahatsızlıklar gibi durumlar özellikle değerlendirilmelidir. Yorgun düşüldüğünde mola vermekten katiyen çekinilmemelidir.

Her ne kadar sona yazmış olsak da aracın elektrik-elektronik donanımı ve aydınlatma sistemi, en çok dikkat edilmesi gereken sistemdir. Yola çıkmadan önce bu sistemin kontrolleri muhakkak sağlanmalı ve yolda bu sisteme yönelik arızalar yaşayanlar uygun şekilde uyarılmalı ve arızayı fark etmeleri sağlanmalıdır.

Trafiğe çıkarken, sadece kendimizden sorumlu olmayıp seyreden bütün insanların sağlık ve emniyetinden sorumlu olduğumuz gerçeğini unutmamalı ve gerek şahsımızla, gerekse aracımızla ilgili değerlendirmelerimizi bu bilinçle yapmalı; kurallara, trafik işaret ve işaretçilerine tavizsiz uymalıyız.

İlâhî Eman Dışında Bulunduğumuzu Unutmak, Ebediyeti Mahveden Elim Bir Yol Kazasıdır

Rabbimizin muradına uygun toplumsal ve devletsel düzen kurmadıkça ilâhî eman dışında olduğumuz hakikati asla unutulmamalıdır! En büyük sorunumuz, Allah Teâlâ’nın muradına uygun bir düzen kurmamış oluşumuz ve maalesef bu durumdan rahatsızlık dahî duymayan bir hâlde bulunuşumuzdur. Bu hâlimizi düzeltmedikçe; geçmiş kavimlerin helâkine sebep olan durumlardan toplum olarak vazgeçmedikçe, faiz gibi çoklarının kursağından haram geçmesine sebep olan bir düzeni değiştirmedikçe, helâl gıda hassasiyetini toplumumuzda yaygınlaştırmadıkça ve i‘lâ-yi kelimetullâh davası yolunda âlemlere, âlemlerin Rabbi’nin hükmünü hâkim kılmadıkça; belâlar, musibetler, âfetler ve kaza veya başka sebeplere bağlı meydana gelen katliamlar son bulmayacaktır. Buraya kadar bahsetmiş olduğumuz hususların hepsinin ve duaların kabulünün, son kısımda zikrettiğimiz adımlara bağlı olduğu hususu da bir an olsun hatırdan çıkarılmamalıdır. Kaydetmiş olduğumuz maddî ve manevî tedbirler alındığı hâlde muvaffak olunmadığı takdirde, eksiklik yine mezkûr noktalarda aranmalıdır.

Dipnotlar


 

[1] Zuhruf Sûresi’nin 12-14. âyet-i kerîmeleri, dünya yolculuklarından bahsettikten sonra, hakikî yolculuk olan âhiret yolculuğunu hatırlatarak son bulur ve sûre-i celîle, başka bir konuyla devam eder.
[2] Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, No. 46080.
[3] Cübbeli Ahmet unvanıyla maruf Ahmet Mahmut Ünlü, bu duaları bir kitaba usta bir tasnifle derç etmiş ve ilgililerin istifadesine sunmuştur. Bkz. Ahmet Mahmut Ünlü, Yolculuka, Okuyan ve Niyet Ettiği Tüm Yolcuları Her Türlü Kaza ve Beladan Koruyan Sefer Duaları, Tuana Basın Yayın, İstanbul, 2017, 2. Baskı.

Cübbeli Ahmet Hoca, söz konusu kitabını; Kütüb-i Tis‘a’nın yanı sıra, İbn Hibbân’ın es-Sahîh; Hâkim’in Müstedrek; Heysemî’nin Mecme‘ü’z-Zevâid; Bezzâr ve Ebû Ya‘lâ’nin Müsnedleri; Taberânî’nin Mu‘cemü’l-Kebîr; İbn Asâkir’in Târihu Medîneti Dimeşk; İmam Nevevî’nin el-Ezkâr; İbnü’s-Sünnî’nin, Amelü’l-Yevmi ve’l-Leyle; Beyhâkî’nin, es-Sünenü’l-Kübrâ’sı gibi mutemet eserlere atıf yaparak kaynaklandırmıştır. İmâm-ı Rabbânî’nin Mektûbâtı’nın dışında; İbn Allân’ın, el-Fütûhâtü’r-Rabbâniyye; Mübârekfûrî’nin, Tuhfetü’l-Ahvezî; Ahmed ed-Diyrebî’nin, Fethu’l-Meliki’l-Mecîd/Mücerrabâtü’d-Diyrebî; Mâu’l-Ayneyn’in, Mezhebü’l-Mahûf alâ de‘avâti’l-Hurûf gibi; evrâd, ezkâr ve dea‘vât alanında kaleme alınmış müstakil risale ve kitaplardan da büyük ölçüde yararlanmıştır.
[4] Nevevî, el-Ezkâr, No. 609.
[5] Feyzü’l-Kadir, 3/195
[6] Nevevî, el-Ezkâr, No. 606.
[7] Tefsirin bir nevi olarak işârî tefsirin manası, cevazı ve şartları hakkında iki serî makaleye aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz:
https://asikyekini.wordpress.com/2012/12/22/isari-tefsir-hakkinda-es-sabuni-1/
https://asikyekini.wordpress.com/2012/12/22/isari-tefsir-hakkinda-es-sabuni-2/

Paylaş, Haberdar Et:


Yücel Karakoç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 46 makalesi bulunuyor.

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ