Hakikat ve Hurafe – Dücane Cündioğlu

Eser: Hakikat ve Hurafe

Müellif: Dücane Cündioğlu

Yayınevi: Kapı Yayınları


Sizin bildiğiniz sadece hakikatin zahiri! Şayet zahirin hakikatini bilseydiniz kıyasın suretine değil, maddesine bakardınız ve hiç vakit geçirmeden hemen tevbe ederdiniz. 

Bu satırlar kitabın son sayfasından. Dücane Cündioğlu’nun kaleminden deneme türü bir eser: Hakikat ve Hurafe. 

Adını 64. Sayfadaki yazının başlığından alıyor eser. O yazıda yazarın rahatsız olduğu durum önceki yazıdan devamla ele alınıyor. “hurafelerimizin zerresini bile feda etmeyiz” sloganıyla hurafe hakikat ayrımındaki ciddiyetsizliği şu sözlerle eleştiriyor: 

“Biraz düşünün lütfen! Hakikate ulaşmak, hakikati sahiplenmek ve hakikat savaşçılığı yapmak bu kadar kolay bir iş midir? Nasıl oluyor da yediden yetmişe, aliminden cahiline, dinlisinden dinsizine, radikalinden uzlaşmacısına, samimisinden hainine kadar hemen herkes hakikatin ne olduğunu ne olmadığını, neyin hurafe olup neyin olmadığını bu kadar iyi bilebiliyor? Nasıl oluyor da insanlar gözleri kapalı hemen hurafeleri teşhis edebiliyorlar ve hurafelere karşı savaşmaktan hiç mi hiç çekinmiyorlar?” 

Sorular bu şekilde çoğaltılabilir, birkaç misal üzerinden de çoğaltılıyor zira. Genelde soruların bol olduğu deneme yazılarının cevapsız kalması adetine rağmen burada cevap “çok basit” denilerek veriliyor: 

“Çünkü hurafeler ve hurafe tanımları hakim söylem tarafından üretiliyor ve hiçbir ücret istemeksizin herkesin istifadesine sunuluyor” 

Evet, işte problemimizin tespiti bu. Yazar eserde mevcut başka yazılarında da dolaylı yoldan yönlendirmelere çok açık olduğumuz ve meselelere dair derin bir fikir çalışmasına girişmediğimize dair tespitlerde bulunuyor. 

Müellifin az da olsa çağdaş İslam düşüncesine dair kalem oynattığı satırlarda şu tespite yer veriliyor: 

“Çağdaş İslam Düşüncesi, artık bugün meşruiyetini Kur’an ve Sünnet gibi aslî kaynaklara uygunluğu ölçüsünde değil, modern hayata ve mevcut siyasi iktidarlara uygunluğu nisbetinde temin eder hale gelmiş; ne yazık ki sadece dipnot kabilinden zikredilen ayet ve hadisler, öne sürülen görüşleri hem dinî, hem de geçerli kılmak için yeterli görülür olmuştur” 

Otuzun üzerinde yazı ile derlenmiş bu eserde, aşktan, dil’e, tarihten, medeniyet fikrine, fikirden estetiğe, anlayıştan anlatışa kadar, farklı meselelerde pasajlar okuyacaksınız.  

Ve belki kitabın sonunda “biz nerede hata yaptık ve yapıyoruz?” sorusunu kendimize sorarak Dücane Cündioğlu’nun muzdarip olduğu bir hasletten kurtuluruz! 

Cündioğlu‘nun bugünkü yaşam biçimi, meselelere yaklaşımı bir kenara bırakılarak, yani müellife değil telife bakılarak okunabilirse fayda hasıl edeceğine inandığım bir çalışmadır.

2017-09-29T11:26:47+00:00

Yazıya Bir Yorum Yapın