Musellem İslami İlimler Forumuna Hoş Geldiniz

Musellem İslami İlimler Forumu

Gönderen Konu: “Aşırı Şeriatçı” Avrupa  (Okunma sayısı 1314 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 11, 2017, 07:35:19 ÖS
  • Ziyaretçi
İnsanlığın kahir ekseriyetinin demokrasiyi en ideal yönetim biçimi olarak gördüğü, darbecilerin bile yaptıklarına “demokratik meşruiyet” aradığı bir dünyada bu ideolojiye hep mesafeli durdum.

Sadece ben değil, Şeriat’in ideal yönetim düzeni olduğunu savunan herkes demokrasiye mesafeli baktı.

“Şeriatçı”ların kimisi demokrasiyi küfr görüyordu, kimi ise belli hudutlar dâhilinde insanlığa faydalı olabileceğine kaildi.  “Şeriat’ımızın koyduğu çizgilere dokunmadığı, haramı helal, helali haram ilan etmediği sürece, devlet reisini seçmenin bir aracı olabilir, icâbında referandumlar yapılabilir” diye düşünüyordu onlar. Ama hiç birimiz, değerlerimizin meşruiyetini sorgulayan bir demokrasi fikrini kabullenmiyorduk.
Hâl bu iken.. Gelinen noktada Avrupa’nın da bizimle hemfikir olduğunu görüyorum. Gelişme var.

Nasıl yani diyenler, buyursun:

“İdam cezasının yeniden yerleştirilmesi üzerine bir referandum düzenlemek bizim inandığımız bütün değerlere aykırıdır. Bu nedenle Belçika'da, böyle bir referandumu engellemek ve önlemek için mümkün olan tüm yasal yollara başvuracağız. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan idam cezasını yeniden anayasaya sokmak için referandum düzenlediği takdirde Belçika'da Belçikalı Türklerin oy kullanmasını istemiyoruz” demiş, ülkenin Başbakanı Charles Michel. Alman hükûmeti de aynı iradede olduğunu ilan etmiş.

Demek ki neymiş?
“İnandığımız değerlere” aykırı bir “halk iradesi”ne destur verilemezmiş.
%51 değil, %100 taleb etse bile idama geçit yokmuş. Zira yeryüzündeki insanlar ne isterse istesin, esas olan şey Yüce Avrupa’nın değerleri, yani bildiğin şeriatı imiş.

Kim diyor bunu?

II. Cihan Harbi ile faşizmden bin pişman olan, kendisi demokratik bir nizama geçtiği gibi tüm dünyaya da bunu salık veren, 1950’de Türkiye’nin ilk özgür seçimlerini İnönü yönetimine cebren yaptıran Avrupa söylüyor.

Yani diyor ki meâlen;

“Sizi Katolikleştirmek için onca haçlı seferi yaptık, sonra da pişman olup Reform’u gerçekleştirdik.
Devlete kudsiyet atfeden Luther’in fikirlerini Makyavel’in relativizmiyle birleştirip Faşizm’i icad ettik, tüm dünyada uygulanmasını sağladık, Hitler yüzünden sütten ağzımız yanınca da bu ideolojiyi günah keçisi ilan ettik.
Peşinden demokrasiye geçtik, tüm dünyanın da geçişini sağlayacaktık. Ama halkların iradesi bizim şeriatımıza aykırı neticeler verince Hamas’a savaş açtık, Sisi’nin alnından öptük, başarısız 15 Temmuz darbecilerine fırçayı çektik. Artık demokrasi istemiyoruz.”

Bu kafa karışıklığını görünce “madem ağlayacaktınız, neden oynadık?” diye sorası geliyor insanın.

Bizim şeriatçıların kafası yine rahat da, helâya giderken bile beyaz adamı taklid eden bunca insan ne yapmayı planlıyor şuan, merak içindeyim.


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20