Musellem İslami İlimler Forumuna Hoş Geldiniz

Musellem İslami İlimler Forumu

Gönderen Konu: İmam Şafii'nin ayetleri sınıflandırması  (Okunma sayısı 198 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 19, 2018, 08:02:22 ÖS
  • Administrator
  • Tecrübeli Üye
  • *****
  • İleti: 255
  • Teşekkür: 8
  • Müsellem Forumları
    • Profili Görüntüle
İmam Şâfiî, Arapça’nın büyük bir dil olması, geniş bir kelime hâzinesine ve zengin ifade tarzlarına sahip bulunması gibi özelliklerinden hareketle âyetleri şöyle bir sınıflandırmaya tâbi tutmuştur:

1-Umumi ve zâhir hitap, Umumi ve zâhir anlam.

2- Umumi ve zâhir hitap, hususi anlamın da dahil olduğu Umumi anlam.

3- Umumi ve zâhir hitap, hususi anlam.

4- Zâhir hitap, ancak zâhir anlam dışında bir şey kastedildiği siyaktan anlaşılmaktadır (Risale, s. 51-52).

İmam Şâfiî, Umumi bir lafızla hitap edilip umumi bir anlamın kastedilmesine “Allah herşeyin yaratıcısıdır” (ez- Zümer(39), 62) âyetini göstermektedir.

Umumi ve zâhir hitap edilip hususi anlamın da dâhil olduğu umumi anlamın kastedilmesine örnek olarak ise “Medinelilerin ve etraftaki bedevilerin Resûlullah’tan geri kalmaları ve onu değil de kendilerini düşünmeleri yakışmaz...” (et-Tevbe (9), 120) âyetini göstermekte ve brada kastedilen Medinelilerin ve bedevilerin cihad etmeye muktedir olanlar olduğunu ifade etmektedir (Risale, s. 53-54). Şafiî bu konuda daha pek çok örnek zikretmektedir.

Bir âyetin içinde hem umumi anlamın hem de hususi anlamın olması durumuna ise “Sizi bir erkek ve dişiden yarattık. Birbirinizle tanışasınız diye kabile ve milletlere ayırdık. Allah katında en şerefliniz en müttaki olanınızdır" (el-Hucurât (49), 13) âyetini göstermektedir. Zira bu âyetin baş kısmı umum ifade ederken, son kısmı müttakilerden bahsetmekte, takva ise yalnız akıllı baliğ insanlar için geçerlidir (Risale, s. 56-57).

Zâhiri umumi olduğu halde tamamen hususi bir anlam kastedilen âyetlere ise “İnsanlara onlara ‘insanlar sizin için ordu topladılar, korkun’ dediler. Bu onların imânını artırdı. ‘Bize Allah yeter, O ne güzel vekildir’ dediler” (Ali İmrân (3), 173) âyetini göstermektedir. Bu âyette insanlar kelimesi kullanılmakta ancak insanların tamamı kastedilmemektedir. İmam Şâfiî, el-Hac (22), 73 ve el-Bakara (2), 199 âyetlerini de bu konuda misal olarak sunmaktadır (Risale, s. 58-61).

Siyakından anlamı anlaşılan âyetlere ise “Onlara deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Cumartesi yasaklarını çiğniyorlardı...” (el-A’râf (7), 163) âyetini misal olarak göstermiştir. Zira önce kasabanın durumunu sor denilmekte sonra Cumartesi yasaklarını çiğniyorlar buyurulmaktadır. Dolayısıyla kastedilen kasaba değil kasaba halkıdır (Risale, s. 62-63). Buradan sonra Umumi hitap edilip özel bir anlama geldiği sünnet tarafından açıklanan âyetler işlenmektedir (Risale, s. 64vd.).


İktibas: İmam Şafii. Sünnet Müdafaası. Çev: İshak Emin Aktepe. Polen Yayınları. İstanbul 2007. s. 114-5’te yer alan 260 no’lu dipnot..


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20