Musellem İslami İlimler Forumuna Hoş Geldiniz

Musellem İslami İlimler Forumu

Gönderen Konu: Sadece hadis metinlerinin tenkidi için vazedilmiş tenkid kriterleri  (Okunma sayısı 120 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 17, 2018, 04:46:52 ÖS
  • Administrator
  • Tecrübeli Üye
  • *****
  • İleti: 255
  • Teşekkür: 8
  • Müsellem Forumları
    • Profili Görüntüle
Sadece hadis metinlerinin tenkidi için vazedilmiş tenkid kriterlerinden bazılarını 7 başlık altında zikretmek mümkündür.

1.   Hadisin Kur’an’a Arzedilmesi
2.   Hadîslerin Birbirine Arzı
3.   Bir Tek Hadisin Değişik Varyantlarının Birbiriyle Karşılaştırılması
4.   Hadis Metninin Belirli Tarihî Olay ve Malûmata Arz Edilmesi
5.   Hadisin Manasının Anormal ve Peygamber (S.A.V.)’in Söylemeyeceği Bir Nitelikte Olması
6.   Hadisin Şer’î Prensip ve Yerleşik Kurallara Aykırı Olması
7.   Hadisin İmkânsız (müstehîl) ve Kabuledilemez (Münker) Bazı Bilgileri İçermesi

1. Hadisin Kur’an’a Arzedilmesi

Eğer hadisin metni Kur’an’la te’lif (bağdaştırma) edilemeyecek derecede Kur’an’la kesinlikle çelişiyorsa o zaman ilgili hadisin reddine ve uydurma olduğuna hükmedilir. Şayet telif (bağdaştırma) yöntemlerinden herhangi biri uygulanarak cem’ etmek mümkün olursa, o zaman ilgili hadis reddedilmez.

İbnu'l-Cevzi bu ölçütle ilgili olarak şu örnekleri verir. Bu hadislerden birisi de Ebu Hureyre (r.a.)'den merfu' olarak rivayet edilen "veled-i zinA ile onun oğlu cennete giremez" hadisidir. İbnu'I-Cevzı der ki: "Veled-i zinanın ne suçu vardır ki cennete girmekten alıkonuluyor?! Bu hadis İslam'ın temel prensiplerine (usu/) ve Kuran'ın 'hiçbir suçlu başka bir suçlunun suçunu yüklenmez' (En'am, 164) şeklindeki açık (sarih) beyanına aykırıdır. "416

İbni Kayyim, el-Menâru’l-Munîf adlı eserinde “Dünyanın ömrü yedi bin yıldır” şeklindeki rivayeti zikrettikten sonra şöyle der: “Bu apaçık bir yalandır! Zira, bu rivayet sahih olsaydı herkes bilirdi ki, şu içinde yaşadığınız zamandan itibaren kıyamet gününe ikiyüz elli bir sene kalmış olacaktı. Hâlbuki Cenab-ı Hakk şöyle buyurmaktadır: ‘Onun bilgisi Rabbimin katindadır’ (A’râf, 187) Ve yine Allah Teâlâ bir başka ayette ‘Kıyametin bilgisi sadece Allah katindadır’ (Lokman, 34) buyurmaktadır.

2. Hadislerin Birbirine Arzı

Bu durumda mahfuz ve maruf hadisler alınır, şazz ve münker olanlar terkedilir. Şu kadar var ki bu metod [senedle de ilişkili olduğundan] sadece metin tenkidine has değildir.

3. Bir Tek Hadisin Değişik Varyantlarının Birbiriyle Karşılaştınlması

Böyle bir arz (karşılaştırma)dan hadis metninde yer alan bazı lafızların Rasulullah (S.A.V.)'a değil, ravilere ait olduğu açığa çıkmış olur. Yine ilgili hadiste bir rivayetin başka bir rivayete tercihini engelleyen çelişki (ızdırdb) veya ilgili metni rivayet eden ravilerden birinin tam olmayan zabtından kaynaklanan bir yer değiştirme (kalb), ya da hadisin sıhhatini zedeleyecek bir tahrif ve değiştirmenin (tahrif ve tashff) var olduğu ortaya çıkmış olur. Bu arz aracılığıyla muhaddis, bazı rivayetlerde olup diğer bazılarında bulunmayan sahıh zaid sözcükleri de tespit etmiş olur.

Muhaddisler bu hususu kitaplarında çeşitli örnekler vererek açıklamışlardır.

4. Hadis Metninin Belirli Tarihi Olay ve Malômata Arz Edilmesi

Muhaddisler, ravinin yalanının ortaya çıkarılmasında olduğu gibi aktarılan rivayetlerin de yalan olup olmadığı noktasında tarihı bilgileri kriter olarak kullanmışlardır. Muhaddislerin buna dair pek çok misalleri bulunmaktadır. Bu cümleden olarak Ref'u'I-Cizye an Ehli'I-Hayber adlı uydurma mektubu zikredebiliriz.

[Rivayete göre] Yahudiler, Rası1lullah'a ait olduğu ve içinde kendilerinden cizyeyi kaldırdığı, Sa'd b. Muaz ile Muaviye b. Ebi Süfyan vb.nin de buna tanık olduğuna dair bir mektubun varlığını iddia etmişlerdir. Yahudiler, bu mektubu defalarca ortaya çıkarmışlardır. Nitekim bu cümleden olarak Hatibu'l Bağdadi ve daha sonra da İbni Teymiyye zamanında da ileri sürülmüştür. Mektup, Hatibu'I-Bağdadı'ye arzedilince o, Sa'd b. Muaz'ın tanık olamıyacağını; zira bu sahabinin, Hayber'in fethinden önce vefat ettiğini, aynı şekilde tanıklığı iddia edilen Muaviye'nin de Hayber'in fethinden sonra Mekke'nin fethi sırasında müslüman olduğunu, aynca o sıralarda henüz cizyenin meşru kılınmayıp, T ebük yılından sonra meşru kılındığını dolayısıyla bu belgenin asılsız ve uydurma olduğunu açıklamıştır. İbni Teymiyye de aynı yöntemi kullanarak bu iddianın asılsız olduğunu ispatlamıştır.

5. Hadisin Manasının Anormal ve Peygamber (S.A.V.)'in Söylemeyeceği Bir Nitelikte Olması

Peygamber (S.A.V.)'in böyle birşeyi söylemeyeceğine bir kaç şekilde hükmedilir. Bu husus, ya mananın düşük ve anormal olmasından ya hadisin Peygamber (S.A.V.)'in normalde söylemeyeceği bir manaya delalet etmesinden ya da his ve beşeri tecrübenin geçersiz saydığı bir içerik taşımasından anlaşılır. Mesela "Güzel yüzlü ve siyah gözlü kimselere ilgi gösterip değer verin! Zira Allah (celle celalüh), böyle kimseleri cehennem azabına çarpıtmaktan haya eder", "Güzel yüze bakmak ibadettir", "Üç şey göze kuvvet verir: Yeşile, akan suya ve güzel yüze bakmak" "Horoza sövmeyiniz! Zira o, benim 9ostumdur. Eğer Adem oğlu onun sesinin [değerini] bilseydi tüylerini ve etini altın karşılığında satın alırdı." İşte bu anormal sözlere, seviyesi çok düşük olan biri bile tenezzül etmez.

6. Hadisin Şer'i Prensip ve Yerleşik Kurallara Aykırı Olması

Az bir ibadete çok sevap ve ecir, küçük bir günaha ağır bir cezanın verilmesi gibi Mesela "Kim Cuma günü her rek'atında on fatiha ve on felak. .. okumak suretiyle dört rekat kuşluk [duha] namazı kılarsa Allah o kimseden, gece ve gündüz şerlerini uzaklaştım ... Beni hakk ile gönderen Allah'a yemin olsun ki ona İbrahim, Musa, Yahya ve İsa'ya verilen sevap gibi sevap verilir. [Ayrıca] onun yolu asla kesilmez, malı hiç çalınmaz."417

Bu rivayet, "namazın bir rek'atında ister fatiha ister başka bir süre olsun, tekrarlanarak okunamaz" kuralına aykırı olmakla kalmamakta, ayrıca içerisinde abartılı ve ölçüsüz ifadeler de yer almaktadır. Dört rek' atlık bir namaz kılanın ecri peygamberlerin ecri gibi olamaz.

7. Hadisin İmkânsız (müstehil) ve Kabul edilemez (Münker) Bazı Bilgileri İçermesi

Bu nedenle tenkidçi âlim İmam İbnü'l-Cevzi şöyle demiştir: "Her ne zaman akli ölçülere muhalif veya temel dini prensiplere aykırı bir hadis görürsen bil ki o hadis uydurmadır. Mesela bir rivayete göre Peygamberimiz (S.A.V.)'e "Rabbimiz neden (yaratılmış)dir?" diye sorulunca O da "O ne yerden ne de göktendir. O, önce bir at yaratmış, sonra onu koşturmuş, at da terlemiş, işte Allah kendi nefsini o terden yaratmıştır."418

Bu uyduruk haber imkânsız şeyleri gerektirmekle beraber söz olarak da bozuk ve çirkindir. Bunu ancak dinsiz biri uydurmuş olabilir.

Yine İbnü'l-Cevzi konuyla ilgili şöyle der419 "Buna benzer hadislerde ravilerin muteber olup olmadığına bakılmaz direk reddedilir. "420

Konuyla ilgili bir başka rivayet şudur: "Yeryüzü bir kayanın, o kaya da bir öküzün boynuzlan üzerindedir. Öküz, boynuzlarını hareket ettirince yeryüzü de hareket etmektedir. İşte zelzele de bundandır. "421

Bu zikrettiğimiz kıstaslar, sahasında uzman muhaddislerin metin tenkidi için oluşturdukları kriterlerden sadece bir kaçıdır. Bunların tamamını bir araya getirmek, ciltlerle ifade edilebilen hacimli çalışmalar gerektirir. Çağdaş yazar ve âlimlerden bir grup, bunları bir araya getirme yönünde çalışmalarda bulunmuşlardır. Biz burada bu yedi kritere temas etmekle iktifa ettik. Bu kısa çalışmamız da zaten bunu yapmak için yeterli değildir.


Kaynak: Muhammed Salih Ekinci. Hüccet Değeri ve Tedvin Açısından Sünnet. Çev. Metin Yiğit. Rağbet Yayınları. İstanbul 2015. s. 210-6.



Dipnotlar:

416. el-Mevzuat, 3/111
417. el-Mevzuat, 2/112
418. el-Mevzuat, 1/105
419. el-Mevzuat, 1/105
420. İbnu'l-Cevzi'nin bu açıklamasında görüldüğü gibi muhal ve münker muhteva taşıyan veya bu türden bir sonuca götüren hadislerin isnadı nasıl olursa olsun içeriğine bakılarak Peygamber (S.A.V.)'e ait olmadığına hükmedilir. Binaenaleyh "yerleşik usulde isnada rağmen hadisin Kur'an öğretilerine, tarihi gerçeklere, tecrübeye ve yaşanan gerçekliğe aykırı olup olmadığına bakmadan bir hadisin Peygamber'e aidiyetini inceleme faaliyetinin olmadığını" ileri süren tezler vakıayı yansıtmamaktadır. Ancak bu faaliyet, mu'terizlerin istedikleri oranda ve mahiyette değildir ve olması da gerekmiyor. Yerleşik telakkide isnada nisbetle metin tenkidi subjektif bir mahiyet taşıdığı için sened bakımından sahih olan ve muhteva bakımından da makul ve makbul bir izahı yapılabilen hadisler olumsuz anlamda bir tenkide konu olmazlar. Mesela sened bakımından sağlam ancak günün hakim veri ve değerlerine uymayan rivayetler bu anlamda bir tenkide konu olmamıştır. Bir hadisin alışılmışa aykırı olmasıyla sarih ve kat'ı verilere aykırı oluşu arasında fark olduğu bilinciyle hareket edilmiştir. Bu nevi hadisler sadece metne bakılarak değerlendirilmemiştir. Sadece ka'ti olarak temel kıstaslarla çelişen rivayetler, isnada bakılmaksızın reddedilmiştir. İbnul-el Arrak, Tenzfhu'ş-Şerıati'l-Merfua adlı eserinde bu hususu şöyle ifade eder: "Bir rivayetin, te'vil edilmeyecek derecede akla aykırı olması; his, müşahede ve adetin reddettiği bir mana taşıması; Kitab'ın kat'ı delaletine, mütevatir sünnete veya kat'ı icmaa aykırı olması onun uydurma olduğunun alametidir ... Tabii bütün bunlar telif imkanının olmadığı durumlarda sözkonusudur. Aksi halde te'lif yolu tercih edilir." (a.g.e, s. 6) Bundan dolayı İmam Şafii sadece metne bakılarak reddedilen hadislerin sened tenkidiyle reddedilen hadislere oranla daha az olduğunu belirtmektedir: "Genelde hadislerin doğru ya da uydurma olduğu, onları aktaranların doğruluğu ve yalancılığıyla bilinir. Ancak özel ve sayıca az bazı hadislerde durum böyle değildir. Yani ravinin doğruluğu ve yalancılığından hareketle haber değerlendirilmez, bizzat haberin muhtevasına bakılarak hadis değerlendirilir.] Bu gibi hadislerin doğruluğuna veya uydurma olduğuna ravinin, gerçekleşmesi imkansız olan bir şeyi aktarmasıyla yahut aktardığı hadise muhalif olan hususların sağlamlık ve doğruluğuna dair delaletlerin daha çok oluşuyla delil getirilir." (er-Risale, madde:1099)
421. el-Mevzuat, 1/125

« Son Düzenleme: Temmuz 17, 2018, 04:49:15 ÖS Gönderen: Ebu Taha bin Mahmud »


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20