Musellem İslami İlimler Forumuna Hoş Geldiniz

Musellem İslami İlimler Forumu

Gönderen Konu: İhtisasa Hürmet ve İtibar Etmede İfrat-Tefrit  (Okunma sayısı 1611 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 13, 2016, 01:18:17 ÖS
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Teşekkür: -6
  • النَّجْمُ الثَّاقِبُ
    • Profili Görüntüle
Coğrafyamızda bir türlü itidalin yakalanamadığı meselelerden biri ihtisasa hürmettir. Bizler bazen uzmanı olmadığımız konularda atıp tutmaktan çekinmiyoruz(1. hata);  bazen de bir konunun uzmanına, onun alanına girmeyen diğer konularda da itibar etme hatasına düşüyoruz(2.hata).

Caner Taslaman...Evrim Teorisi, Kuantum Fiziği, Big Bang Teorisi gibi, ilahiyatçılarımızın ve özellikle de medreselilerimizin yabancı olduğu konuları ele aldığı eserlerinde; bilim-din ilişkisinin nasıl kurulması gerektiğine dair mutedil bir tavır ortaya koymuş. Bu yönden kendisinden istifade edilebilir. Gelin görün ki bilim felsefesi, din felsefesi, sosyoloji alanlarında bilgi sahibi olunca hadisler, mezhepler tarihi ya da fıkıh hakkında da ahkam kesme yetkisini kendisinde buluyor. Bu konuda Fikret Çetin'in sert bir eleştirisi yayınlanmıştı Sahnı Seman'da.

Bu örnekte Caner Bey 1. hataya; onun takipçileri ise 2. hataya düşmüş oluyor.

Kendimize soralım, biz bu hataya düşmüyor muyuz hiç? Sağlıkla,bilimle, siyasetle ilgili konuları fıkıhçılara soruyoruz. Elbette meselenin fıkhi vechesi varsa ilgili hükümler öğrenilmelidir. Fakat söz gelimi hormonal dengesizliği olan birine oruç tutmanın zarar verip vermeyeceğine bırakalım da yaptığı tetkikler neticesinde tıp mütehassısı doktor karar versin.

« Son Düzenleme: Kasım 13, 2016, 01:59:31 ÖS Gönderen: Bilge Han »


وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ
Kasım 13, 2016, 01:51:26 ÖS
Yanıtla #1
  • Yönetici
  • İstikrarlı Üye
  • *****
  • İleti: 222
  • Teşekkür: 21
    • Profili Görüntüle
    • Hakkı Haykırmak İçin
Avam için burada şöyle bir zorluk ortaya çıkıyor ne yazık ki:

Birine güveniyor,onun bir ya da birkaç daldaki maharetini ve kalitesini görüyor. Diğer meselelere dairde onu hüsn-ü kabul ile kabul ediyor. O saatten sonra ben buldum diyerek bir başkasını arama ihtiyacı hissetmiyor. Bu noktada faraza birisi arayamaya girişecek olsa da ilk hocaya duyduğu muhabbet ve onda gördüğü bir takım hususiyetler diğerlerine de aynı kapıyı açmasına engel oluyor. Diğerlerini aynı oranda beğenmiyor. 

Hem, misalen itikadi arızaları olan birinden itikadi olmayan diğer ilimler için de istifade etmek istemiyor.

Hasılı her alanda sağlam adam bulmak halkın her bireyi için oldukça zor..
Ama bu senin hata dediklerinin hata olduğu gerçeğini değiştirmiyor.. el hak, haklısın...
« Son Düzenleme: Kasım 15, 2016, 01:52:45 ÖS Gönderen: Molla Gürani »
Kasım 15, 2016, 01:47:11 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi
Bendeniz yukarıdaki tesbitinizi desteklemekle beraber hangi kitleye karşı bu cevabın verilmesi gerektiği hususunda ayrılıyorum. Kendini muhafaza edemeyecek insanlara baş edemeyecekleri şüpheleri zerk eden insanlar tavsiye edilmemeli. İtikâdî olarak sıkıntılı insanların sıkıntılı olduğuna kanaat getirebilecekler için bir problem yok ama kabul edelim ki cemiyetimizin ekserîsinin bu kalitede bir ilmi yok. Ne yapacağız? Ona çok mu lazım kuantum? Çok mu lazım bilim felsefesi? Hiç de lazım değil.

Öyleyse internete herkesin ulaşabileceği bir çağda ihtisas mevzularında mütehassıslara hususi olarak tavsiye edilecek bir kitabı avamın da şevkleneceği bir şekilde sunmak hatadır. Çünkü bugün görüyoruz bu yolla binlerce insanımızı kaybettik.

Denilmiş ki bugün her sahada sağlam insan bulmak avam için oldukça zor ki. Avam için her sahada sağlam insana ihtiyaç mı var? Tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf ve tarih sahasında ehl-i sünnet olan yüzlerce insan var. Her bir sahada ikişer, üçer isme vurgu yapılır ve bu büyütülen basit mes'ele çözülebilir.

Caner Taslaman isimli İslâm düşmanının bir kitabının hele ki bu forumda birkaç sahada çalıştığı için kitabının tavsiye edilmesi hiç de doğru değil. Çok büyük bir hatadır, buna kesinlikle katılmıyorum. O adamın hiçbir kitabı okunmamalı ancak hocalar okuyabilir.

Kendi hâlinde dinimizi öğrenmeye çalışıp ibadetlerine devam edip şu her taraftan saldırıya uğradığımız bir çağda yaşamaya çalışan masum kardeşlerim, siz yukarıdaki sözleri nazar-ı itibara almayın. O kardeş, herkes okusun manasında yazdıysa hata etmiştir, o İslâm düşmanının hainliklerini anlayabilecek ilmi olanların okuyabileceğini kastettiyse zaten tamamdır, zarar ortadan kalkmış oluyor. Vesselâm.
Kasım 15, 2016, 11:20:48 ÖS
Yanıtla #3
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Teşekkür: -6
  • النَّجْمُ الثَّاقِبُ
    • Profili Görüntüle
Alıntı
"Caner Taslaman isimli İslâm düşmanının bir kitabının hele ki bu forumda birkaç sahada çalıştığı için kitabının tavsiye edilmesi hiç de doğru değil."
Bir insanı islam düşmanı addedebilmek için kati delile ihtiyaç vardır.  Bu itham  mezkur şahsı tekfir anlamına gelir ki, o kişinin itikadı bozuk dahi olsa Allah indinde islam dairesinden çıkmamış ise; bu durum ithamın sahibi için büyük tehlike arz eder. Bir insanın yanlış fikirlere düçar olması onun art niyetli ya da imansız olduğunu ispat etmez. Kalpleri ancak Allah bilir.

Alıntı
"Kendi hâlinde dinimizi öğrenmeye çalışıp ibadetlerine devam edip şu her taraftan saldırıya uğradığımız bir çağda"
Durumu siz de özetlemişsiniz aslında. İnternetle televizyonla bir şekilde muhatap olan kimse "kendi halinde" değildir. Etrafta bu kadar verem, tetanos, hepatit salgını varken insanlara seni bu ilgilendirmez aşıya falan gerek yok diyebilecek durumda değiliz diye düşünüyorum. Elbette her insana haline-seviyesine uygun bir kitap tavsiye edilmelidir. Bahsettiğim kitaplarında  ehli sünnet açısından sakıncalı bir fikir yok. Caner Bey'in yanlış fikirleri hadisler, fıkıh, mezhep gibi konularda. O kitaplarda bu konulara girilmemiş.

Alıntı
"Ona çok mu lazım kuantum? Çok mu lazım bilim felsefesi? Hiç de lazım değil. "
O derken kastınız avam olsa gerek. Bu kavramı biraz açalım. Kitaplarımızda genellikle avam tabiri islami ilimlerde çok fazla birikimi olmayan, mukallit kimseler için kullanılır. Bu anlamda hepimiz avamız zaten. Bir tarih profesörü de olsa insan islami ilimleri tahsil etmemiş ise avamdır. Böyle avamdan bir zat, bilim sayfalarında Stephen Hawking'in imajiner zaman kavramı ile temellendirdiği evrenin ezelî olduğu iddiasıyla karşılaştığında nasıl bir tavır almalı? Sana bu konular lazım değil, sen ibadetinle ilgilen demek, problemi ne kadar çözer?
Kimsenin kendisini kolay kolay avam sayacağını sanmıyorum. Samimane böyle yapabilen varsa zaten farklı insanların kitabını okumaktan imtina edecektir. Güvendiği ilk kişi hak ise ne âlâ,  değilse Allah kurtarsın.

Bir şeyden insanları nehyediyorsanız, yerine daha doğrusunu ikame etmeniz gerekir. Zira kalp boşluğu kabul etmez. Modern bilimdeki teorileri islami bakış açısıyla ele almış ehli sünnet alimlerimiz var ise bildiğiniz, bize de söyleyin onu okuyalım ve çevremize tavsiye edelim. Şu diyalogda Asık Yekini kardeşimiz ne güzel söylemiş; 
Alıntı
"Bu tür çalıştaylar düzenleniyor, düzenlenmiyor değil ama düzenleyenler arasında bulunan mühendisler islâmî hassasiyetten uzak, kelamcı geçinenler de sünnî düşüncede değil"

« Son Düzenleme: Kasım 16, 2016, 12:30:31 ÖÖ Gönderen: Molla Gürani »
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ
Kasım 16, 2016, 01:11:38 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi
Buhârî, Müslim, Tirmizi, Ebu Dâvud, Ahmed Bin Hanbel, Nesâi, Hâkim ilh. ile savaşan, savaştığı şeyi bilmese bile İslâm ile savaşıyor demektir. Bu kitapları ümmet-i Muhammed'in (aleyhisselam) gözünde küçültmek, ekranlarda tahkîr etmek, çelişkili göstermek için araştırmadan uğraşmak, ehl-i sünneti de gelenekçi diyerek kötülemekle bir Müslüman olarak benim düşmanlığımı "Müslüman olduğum için" kazanmış olur bir insan! Neyle savaştığını bilmemesi, savaştığı gerçeğini değiştirmiyor ve bir Müslüman olarak yukarıda saydığım kıymet hükümleriyle savaşan benim düşmanımdır! Bundan kat'î delil mi olur! Şahsına kâfir demiyorum, bahsettiğiniz kâide karşısında boynum kıldan incedir amma velâkin bu ve bunun gibi herifler benim düşmanımdır!

Alıntı
Elbette her insana haline-seviyesine uygun bir kitap tavsiye edilmelidir.

Bu cümleniz öyle basit bir şekilde geçiştirilip ardından İslâmla savaşan bir insanın kitabını tavsiye etmekle neticelenmemeli.

Alıntı
Böyle avamdan bir zat, bilim sayfalarında Stephen Hawking'in imajiner zaman kavramı ile temellendirdiği evrenin ezelî olduğu iddiasıyla karşılaştığında nasıl bir tavır almalı? Sana bu konular lazım değil, sen ibadetinle ilgilen demek, problemi ne kadar çözer?

Söylediğimiz kelimeleri anlamamışsınız. Böyle bir şey başına gelmiş kimse ile gelmemiş kimse arasında fark vardır. Siz bu kitapları umûma tavsiye etmişsiniz, biz ona feverân ettik. Başına bu tarz bir hatar musallat olanın da yapacağı iş çok basittir. Ehl-i bid'at zevâtın kitaplarına sarılmaya gerek yok. Şifâhî olarak aklındaki şüpheleri izâh edeceği ve anlık cevap alarak kalbini ferahlatacağı hocalar vardır. Onlara danışacak ve bir daha bu tarz musibetlere düşmemek için sakınacak. Başına gelen zaten bir daha yakalanmamak için de tedbirli olur. Çoğu zaman bu hususlarda kitaplar sadra şifa olmuyor. Güvenilen bir hoca efendiyle şifâhî sohbetin tesiri başkadır. Men lem yezük, bilmez yazık. Tatmayan bilmez. (Sizi kast etmedim.) Lezzetini ballandırmak için yazdım.

Alıntı
Bir şeyden insanları nehyediyorsanız, yerine daha doğrusunu ikame etmeniz gerekir. Zira kalp boşluğu kabul etmez. Modern bilimdeki teorileri islami bakış açısıyla ele almış ehli sünnet alimlerimiz var ise bildiğiniz, bize de söyleyin onu okuyalım ve çevremize tavsiye edelim.

Avamm-ı nâs için çâre basittir. Asırlardır tatbik edilen usûlü yukarıya ihtisâren yazdım. Siz, ilim talebeleri veya hocalar zâviyesinden bakıyorsanız, o beni aşar. Ona çâreyi bendeniz değil, kelâm uleması vermek zorundadır. Yanlış kapıdasınız. O kalpteki boşluğu bendeniz değil, işin ehli doldurur biiznillâh.

Niyetinizin iyi olduğuna inanıyorum ve dertlisiniz. Dert söyletiyor. Ama kendi şartlarınızla sınırlandırarak internette yayın yaparsanız, daha dar bakışı olan insanlar bazı şeyleri yanlış anlar. Bunun da vebâli büyüktür, benden iyi takdir edersiniz. Benim de endişem bunadır. Zaten bir mü'min bir günde yüzlerce saldırıya uğruyor imânî olarak bari şu forumda uğramasın. Vesselâm.[/font]
Kasım 16, 2016, 02:57:33 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Teşekkür: -6
  • النَّجْمُ الثَّاقِبُ
    • Profili Görüntüle
Alıntı
Müslüman olarak yukarıda saydığım kıymet hükümleriyle savaşan benim düşmanımdır! Bundan kat'î delil mi olur!
Şahsen düşman sayabilirsiniz. Ancak ideolojisi islama zarar verse bile bu, o insanı islam düşmanı saymanız (ki bu apaçık tekfirdir) için yeterli değildir. İronik olan şudur ki, onlara göre de biz islama geleneği karıştırarak zarar veriyoruz. Bu durumda onlar da bizi islam düşmanı ilan edip hiçbir sünni alimin kitabını okumasın mı? Böyle bir tavır takınılırsa zaten bölük pörçük olmuş islam ümmeti nasıl birlik olabilir? İnsanları hadisleri reddetmek gibi bozuk fikirlere götüren zihinsel süreçleri analiz edebilmek gerek. Bu da evvela modernizmi bir bidat mezhep olarak tanımlayıp, sonra bunun dinamiklerini ortaya koymakla ve muhatabımızın argümanlarına sağlam delillerle karşılık vermekle olur. Hedef gösterip düşman ilan etmekle değil. Belki böyle yapılırsa samimi olduğu halde hataya düşenler doğru yola ulaşabilirler. Ulema münakaşa ile değil münazara ile yol almış.

Alıntı
Başına bu tarz bir hatar musallat olanın da yapacağı iş çok basittir.
Şuna benziyor: verem olan insanın yapacağı şey çok basittir. Verem dispanserine başvurması yeterlidir.
Keşke gerçekten basit olsaydı. İnsanın kafası karışırsa gidip bir alime danışır ve şüphesi izale olur. Peki ya karışmazsa?
İnsanlar zehirleniyor ve farkında değiller hocam!

Alıntı
Bu cümleniz öyle basit bir şekilde geçiştirilip ardından İslâmla savaşan bir insanın kitabını tavsiye etmekle neticelenmemeli.
Alıntı
Ehl-i bid'at zevâtın kitaplarına sarılmaya gerek yok.
Big Bang diye bir teori var. İslama göre doğru mudur, yanlış mıdır, bakış açımız ne olmalıdır? Bu konuda bir ehl-i sünnet alim tavsiye edebilir misiniz? Ben bir sünni olarak Caner Taslaman'ın bu konuda yazdığı eserleri inceledim, sünni perspektife uygun ve mutedil buldum; öneriyorum. Bunu yaparken de kendisine hadis ve fıkıh gibi konularda itibar edilmeyeceğini de belirtiyorum. Tüm ilimleri yalnızca sünni alimlerden öğrenme olanağımız var mı gerçekten? Örneğin bir kimyager, bir hukukçu, fizikçi,biyolog, tarihçi, sosyolog, ekonomist v.s. sünni değilse kitaplarını okumuyor musunuz?

Konu asıl ekseninden de kaydı böylelikle.
« Son Düzenleme: Kasım 16, 2016, 03:01:49 ÖÖ Gönderen: Bilge Han »
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ
Kasım 16, 2016, 11:22:57 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi
Alıntı
Ancak ideolojisi islama zarar verse bile bu, o insanı islam düşmanı saymanız (ki bu apaçık tekfirdir) için yeterli değildir. İronik olan şudur ki, onlara göre de biz islama geleneği karıştırarak zarar veriyoruz. Bu durumda onlar da bizi islam düşmanı ilan edip hiçbir sünni alimin kitabını okumasın mı? Böyle bir tavır takınılırsa zaten bölük pörçük olmuş islam ümmeti nasıl birlik olabilir?

İlk olarak itikad gelir, birlik değil. İtikad olmadan birlik olmanın bir faydası olmaz. Birlik kelimesinin câzibesine kapılıp itikadımızdan tâviz verecek değiliz. Eğer ki bendeniz tekfir etseydim "zındık" derdim. Heybemde bu kelime de var fakat kültürel manada -sadece Müslüman olduğum için- benim düşmanlık hissettiğim birisini, İslâm'ın önüne barikat kuran birisini düşman olarak görüyorum. Bu tip adamları doğru yola getirecek bir şeyh, âlim, allâme gözüyle bakmıyorum, sıradan bir Müslüman olarak bakıyorum. Ha derseniz ki ben onların hepsini İslâm'a çevirecek bir şeyh, mürşid, âlim veya allâmeyim, benim en ehemmiyetli kitaplarıma savaş ilan eden adamlara karşı bile o kadar geniş kalbim var ki, itikadımı zedeleseler, beni tekfir etseler bile ben yine de onların hidayete ermesi için çalışacağım, buyrun meydan sizin derim ama her Müslüman'ın bakış açısının bu olmasını beklemek saçmalıktır, hiç kusura bakmayın.

Sanki çok basit bir şeymiş gibi, hadislerle, mezheplerle ve fıkıhla sıkıntıları var, demeniz bile kusura bakmayın ama hadi söylemeyeyim. Bunun tehlikesini şu cümle ile kısaca belirteyim, hemen hatırlarsınız. "Mezhepsizlik, dinsizliğe köprüdür" Peki ya hadisleri inkâr nereye götürür? Ben söylemiyorum neyse.

Alıntı
Ulema münakaşa ile değil münazara ile yol almış.

Ben ulemâdan değilim, siz kendinizi ulemâdan sayıyorsanız, buyrun meydan yerine. Ben avamm-ı nâstan sıradan bir Müslüman olarak yukarıda saydığım kitaplara düşmanlık yapana İslam düşmanı gözüyle bakarım.

Alıntı
Keşke gerçekten basit olsaydı. İnsanın kafası karışırsa gidip bir alime danışır ve şüphesi izale olur. Peki ya karışmazsa?
İnsanlar zehirleniyor ve farkında değiller hocam!

Bunun acısını ben de çekiyorum ama siz yukarıda kafası karışan insanın ne yapacağını sordunuz, ben de söyledim. Konuyu değiştirmeyin. Kafası karışan insan bid'at ehli veya İslam düşmanlarının kitabını okumamalı diyorum, siz okumalı diyorsunuz, konu bu. Konu farkında olmadan avlanan, kurban olan kardeşlerimiz değil. Ona bizim de içimiz yanıyor.

Alıntı
Tüm ilimleri yalnızca sünni alimlerden öğrenme olanağımız var mı gerçekten? Örneğin bir kimyager, bir hukukçu, fizikçi,biyolog, tarihçi, sosyolog, ekonomist v.s. sünni değilse kitaplarını okumuyor musunuz?

Yine farklı yere çekiyorsunuz mevzuyu. Evet, dinî ilimlerin hepsini sünnî ulemâdan öğrenebiliriz. Bizim ulemâmızdan yani sünnî derken. Ben ne diyorum, siz ne diyorsunuz? En altta bir de ekseninden kaydı diye itiraf etmişsiniz, niye kaydırdınız mübarek insan? :) Ben de o kaydırdıklarınızı toparlamakla bir yığın şey yazmak zorunda kaldım. :)

Dinî ilimleri avamın ehl-i sünnet ulemadan öğrenmesi gerektiğini söylüyorum. Fizik, kimya, biyoloji bundan 1000 sene önce belki dinî ilimler arasında sayılabilirdi çünkü bizim topraklarımızda da bu bilimler işleniyor, geliştiriliyordu ama bugün dinî ilim olarak sayamayız bu ilimleri çünkü küffâr kendi inancına göre kurmuştur. Bahsettiğiniz herif-i nâşerif eğer ki Big Bang teorisine İslâm nazarında şu şekilde bakılmalıdır diyorsa yine avama tavsiye edilmez. Hocalar veya hatasını sevabını ayırabilecekler okur ve zedelenmez zaten imanları. Ben yine de okumam çünkü bu hususta ehl-i sünnet bir âlimin bakış açısını beklerim.

Sabırlı olmak gerekiyor. Bir çok eksiğimiz var. Bir mevzuda şüphem olsa, o mevzu hakkında ehl-i sünnet alimlerin kitaplarını araştırırım, sonra yüz yüze sorarım, hiç bilmedikleri bir mevzu ise bu ölene kadar o şüphemi saklarım yine de uyduruk bir şüphe için İslâm'ı bırakmam. Allah'a iman ettik biz yahu, Allah bu celle celalühü. Kefere-i fecere ateistlerin nefislerinden üstündür herhalde Allah celle celalühü? Yani onların saçma sapan görüşlerinden üstündür herhalde? Bizim Allah'ımız var. Ha merak edersem cevabını, ölene kadar beklerim, sağlam birisi bu hususu araştırsın da bir bakış açısı sunsun diye. Beklemek gerekir. Şüphe ârız olursa ben cevabını bulamadım, bu mevzu da kısır bir mevzu, bu konuya bir ehl-i sünnet alim çalışıp doğru bir istikamet çizene kadar bekleyeyim, der, vesveselenmem, ehemmiyet verirsem şişer çünkü, atarım kenara, bakarım hayatıma.

Diyorsunuz ki eserini inceledim, mutedil buldum. Ehl-i sünnet ulemadan kimin kitabı var, bana söyler misin? Diyorsunuz, yani yok işte demek için falan. Ehl-i sünnet ulemanın hiç eser vermediğini düşündüğünüz "dinî-İslâmî" bir hususa ehl-i bid'at olduğu ve dininizin en ehemmiyetli kitaplarıyla harb halinde olan bir adamın İslâm adına din adına (eğer böyle yazdıysa) yazdığı bir kitap ile boşluğunuzu doldurmayı nasıl yeğlersiniz, anlamış değilim. Ebubekir Hocamın bilgi obezitesi dediği hal bu olsa gerek. Zaten o mevzuda hiç bir şey öğrenmemişsiniz, ilk öğrendiğiniz şeyin mutedil gelmesi gayet normal çünkü İslâm nazarında bu sahaya nasıl bakılacağını bilmiyorsunuz ki! Bir de kalkmış, bunu hiç ilim okumayan insanlara tavsiye ediyorsunuz! Yapmayın Allah aşkına.

Ezcümle, talebeyseniz okuyun ve ehl-i sünnet olarak bu hususlarda eser verin, derdiniz var belli onu anladım ve sevindim buna. Ha, hocayım diyorsanız daha iyi, hemen başlarsınız ama herkesi kendiniz gibi sanmayın. Ahmet Önkal'ın Tebliğ Metodu isimli bir kitabı var. Onu alın, mütalaa edin. Sizin şuan yaptığınız, herkesi kendiniz gibi sanmak. Üstelik interneti kullanmayı da biraz daha öğrenmeniz gerekiyor çünkü itikâdî konularda avamı ölçü almak zorundayız, bu yazılara herkes ulaşabiliyor. Ha ben insanların itikadı bozulsun, ahrette hesabını veririm, korkmam diyorsanız başka. Onu da demezsiniz herhalde.

Bir misâl vermek istiyorum. Risale-i Kudsiyye mütalaa ederken nefsin mertebelerinden en yukarıya çıkan zâtın insanları irşad edebilmek için o insanların basamağına inip ona göre konuşması gerektiğini işliyordu İsmet Garibullah (rahmetullahi aleyh). Siz de hayata bu şekilde bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Kaç mesajdır bunu anlatmak için kıvranıyorum. :) Kendiniz bir miktar ilim okudunuz diye internetteki herkesi böyle sanmayın. Paylaştığınız şeyler de buna göre olmalı yoksa vebali var. Emir gibi anlamayın, Allah için hatırlatıyorum size, benim bu işten kârım bu bir tek. :) Siz de şu menkıbedeki gibi davranın: Hazreti Ömer bir savaştan sonra yeni cübbesiyle giderken sahabeden bir zât sormuş: Ben gördüm, sana yarım kumaş düştü ama sırtına tam bir cübbe var. Benim yarım kumaşım var, sende tam kumaş. Bunun hesabını ver ey Ömer! Ömer (radıyallahu anh) şöyle der: Oğlum kendi payını bana verdi, böylece tam bir cübbe yapabildik ve bu hadiseden sonra Ömer (radıyallahu anh) çok sevinmiştir. Hata olmadığı halde, başkaları tarafından hata gibi görünen en ufak bir şeyde bile ikaz edildiğini öğrenince çok sevinmiştir ve Allah'a hamd etmiştir. Sizden de bu tavrı bekliyorum. Tekfir etmedim, etmek hususunda beni ikaz ettiniz, hemen kabul ettim, Allah razı olsun.

Vesselâm.
« Son Düzenleme: Kasım 16, 2016, 11:26:23 ÖÖ Gönderen: Abdülhamîd-i Sânî »
Kasım 16, 2016, 11:33:45 ÖS
Yanıtla #7
  • Yönetici
  • İstikrarlı Üye
  • *****
  • İleti: 222
  • Teşekkür: 21
    • Profili Görüntüle
    • Hakkı Haykırmak İçin
Bu karşılıklı cevaplaşma ameliyesi birbirinize anlama ya da birbirinize fayda sağlama boyutundam uzaklaşmış durumda.

Devam ettirmek anlamsız.

Ama şunu söyleyeyim, bu forum ne sadece alimler, ne orta ölçekli bilginler ne de hususen avam içindir.

Kısıtlayıcı bir ortama dönüştürmeyelim platformu.

Gerekli ikaz yapılır, konu devam eder inşaallah. 
« Son Düzenleme: Kasım 17, 2016, 09:22:52 ÖÖ Gönderen: Molla Gürani »
 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20