Fikriyât

17 Haziran 2016 - 0 yorum
İki farklı İslam anlayışı dün olduğu gibi bu gün de mevcudiyetini koruyor. Bunlardan birisi Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı birileri tarafından “yaşanmasına müsaade edildiği kadar yaşanılsın” istenen “Resmi İslam” anlayışı.  Bu anlayışın temelini, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak olarak belirlenen hedefe varmakta...
19 Mayıs 2016 - 1 yorum
Bu yazıda size, ilki hiç olmazsa biraz daha mutedil, fakat ikincisi artık, tabir yerindeyse, yeni bir din icad ve ihdas etmiş olan meâlist "kardeşlerle" aramda geçen konuşma/diyaloglardan yola çıkarak bir kaç mülâhazamı arz etmek istiyorum. Meâlist deyişimi belki farklı...
7 Nisan 2016 - 0 yorum
Şiilerle ancak siyaseten birlikte olmak projesi hayat bulur. Onlarla kardeşlik hukuku çerçevesinde birlikte olmamız mümkün değildir! — Salih Kartal (@kartalsalih) 30 Mart 2016 Yukarıdaki tweeti, attığım günlerde bir başka sosyal medya ağı üzerinden bu paylaşıma yorumlar gelmişti.  Açıkçası sevindirici yorumlardı, ama cevapları...
26 Ocak 2016 - 0 yorum
Bilgiye ulaşmak için elimizi, hatta yalnızca parmak uçlarımızı hareketlendirmenin yettiği, nice imkânların önümüze serildiği bir dönemi yaşıyoruz. Ancak neyden ne kadar istifade ediyor, istifadeye yeltendiğimiz imkânları hangi ölçüde “doğru” kullanıyoruz sorusuna gönülleri hoşnut edecek bir cevap veremiyoruz. Kabul edelim, garip bir...
20 Ocak 2016 - 0 yorum
Dünya; varlığın, "yokluğun" mahşeri. İdeolojiler, davalar, fikirler her an madde ve mânâ planında mahkûmiyete, muzafferiyete muhatap. Bazen, biz mağlubiyet olarak görsek de, fethe gebe geceler geçer âlemden... Biz muzafferiyet olarak telâkki etsek de, mağlub olmanın acı sonları sarar gündüzü... Bir cuma...
21 Aralık 2015 - 0 yorum
“Denizciler çoğalınca gemi batar” derler. Söze konu olabilecek ‘Denizci’lerin günümüzde ne kadar arttığını hep beraber müşahede ediyoruz. Üzerine vazife mi değil mi diye düşünmeden, bu işe ehliyetli miyim diye sormadan, nefes nefese kalmadan, soğuk terler dökmeden, sorumluluk hissetmeden… yazıp çizenler, konuşanlar,...
26 Ekim 2015 - 3s yorum
Demokrasinin yapısına göre nevileri, işleyişine göre çeşitleri, bunların her birinin tanımına ve çeşitlerinin özelliğine dair farklı değerlendirme ve yaklaşımlar var malumunuz. Fakat aslolan demokrasinin; çoğunluğun görüşünü kayıtsız ve şartsız –sınırsız- esas kabul eden bir sistem olmakla, bir tür küfür sisteminden...
24 Ekim 2015 - 0 yorum
Giriş Bugün Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mensupları başta olmak üzere, gerek karşıtlarının gerekse de Batılı araştırmacıların -gerekçeleri ve çıkış noktaları farklı da olsa- hepsinin ortak bir şikâyeti vardır. Hâlâ kadim dönemlerde kalmış tartışmaların bu asırda okutulup okunmakta olduğu, anlayış ve müktesebatın bir...
6 Ekim 2015 - 0 yorum
İslâm’ı, modern toplumların din algısındaki gibi yalnızca ahlaki özellikler ya da birilerine faydalı olmak şeklinde telakki etmek mümkün değildir. Müslümanlık ahlaklı olmayı gerektirdiği kadar aksiyonu da gerektirir. Aksiyon dediğimiz şey, İslam’ın kuralları çiğnenmeksizin İslam’ın batıl karşısında muzaffer olması için yapılabilecek...
Toplam 6 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...Son »